Asgari Ücret Köle Kanlarıyla Kazanıldı

Mehmet Akkaya
Nisan 3, 2021

Bilinen ilk asgari ücret için 19’uncu yüzyıla gitmemiz gerek.
Kıta Avrupa’sına, Çin, Tayland, Filipinler’e, Hindistan’a gitmek lazım.
Bütün Afrika’ya, Yeni Dünya dedikleri güneyi ve kuzeyi ile bütün Amerika’ya gitmek lazım.
Yüzyıllar boyu süren acılara kulak vermek, yüzyıllar boyu süren insan kıyımına tanık olmak lazım.
Soykırımları görmek, tarihten silinen, toptan yok edilen halklara gitmek lazım
Boyunlarında tasma, ayaklarına pranga ile yaşayanları, bulaşıcı hastalık götürülerek topyekûn katledilenleri izlemek lazım…
Diri diri atıldıkları kuyularda üzeri taşlarla kapatılanların feryatlarına kulak vermek lazım…
Mağaralara, evlere doldurup ateşe verilenlerin çığlıklarını duymak, kilometrelerce öteye yayılan et kokusunu duymak lazım.
Ayakların, ellerin, kolların, burunların, avurtların kesilmesini izlemek, şiş sokulan gözleri görmek lazım.
Kadının-erkeğin cinsel organlarının kesilmesine, kızgın demirle dağlanmasına tanık olmak lazım.
Yakarak, dağlayarak, köpeklere, aslanlara parçalatarak, fillere, atlara çiğneterek öldürmeleri görmek lazım…
Çivili fıçılara çakılmayı, kazığa oturtmayı, çarmıha germeyi, kafatasını, sırtını, göğsünü, bütün derisini yüzmeyi görmek lazım…
Kemikleri çıkıncaya kadar kırbaçlanmayı, ellerini ve ayaklarını bağladıkları dört atı, farklı yerlere sürerek parçalamayı, kızgın güneşte ölmeye bağlanmayı…
Toplu tecavüzleri, birbirini öldürmeye zorlanmaları…
Ve ırmak gibi akan kanı…
Ayakları, elleri zincirlenmiş, boyunduruğa kıstırdıkları boyunlarından sürüklenen henüz ölmemiş bedenlerin ıstırabını görmek lazım…
Milyonlarcası yollarda öldü, öldürüldü. 
Ya da götürüldükleri yerde öldüler, öldüler…
Götürüldükleri İngiltere, Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya, Almanya, Danimarka, Hollanda, sonra da Amerika, köle kanlarıyla göle döndü.
Toprak ağladı acılarına, orman ağladı, gökyüzü ağladı.
1492-1800 arasında sadece Afrika’da 100 milyon kişinin öldürüldüğü anlatılır. Düşünün ki o yıllarda İngiltere’de 3 milyon, İspanya’da 11 milyon kişi yaşamaktadır.
“Keşfettik” dedikleri Amerika kıtasında, 100 milyondan fazla yerliyi (Kızılderili) katlettiler.
Amerika’ya dışarıdan götürülen 200 milyonu aşkın köleyi öldürdüler.
Her şey, her şey başkasının kendileri için çalışması, üretmesi içindi.
Yüzyıllar süren katliamlar, köle isyanlarıyla iç içe devam etti.
Vahşet isyana yol açıyor, isyanlar vahşetle bastırılıyordu.
Ama durmuyordu isyan.
Ve köleler ilk zaferlerini kazandılar.
İlk anlaşma İngiliz sömürgesi Yeni Zelanda’da açıklandı.
Sene 1894.
Dendi ki, “kölelere ölmeyecekleri kadar yiyecek verilecek.”
Düşündü ki köle sahipleri, böylece köleler efendilerine hizmete devam edebilecek ve hizmeti sürdürecek yeni köleler doğurabileceklerdi. Geri adımı kazanç saydılar.
Sonra o da İngiliz sömürgesi olan Avusturalya’ya yayıldı dalga. Orada da geri adım attı köleciler. Kölelerine ölmeyecek kadar yiyecek vermeyi kabul ediyorlardı.
Ölmeyecek kadar yiyecek, adım adım ölmeyecek kadar ücrete dönüştü.
“En az geçim ücreti” dendi adına.
Dalga sardı dünyayı, köle taciri devletlerin başkentlerine kadar uzandı.
O yılların asgari geçim ücreti, daha sonra adım adım “asgari ücrete” dönüştü.
İşte asgari ücretin tarihi budur.
Vahşete vurulan dizgindir asgari ücret. Milyonlarca kölenin kanı, kan kusan toprağın, ağlayan gökyüzünün tanıklığı vardır onda.

28 Kasım 2019 / Aydınlık