GİMA ve TANSAŞ nasıl yok edildi?

Mehmet Akkaya
Nisan 3, 2021

Perakende pazarında nasıl kıran kırana bir savaş yaşandığını, ulusal pazarımızın yabancı tekellerce nasıl yağmalandığını, küçük esnafımızın hangi ölçüde sahipsiz kaldığını, esnaf örgütlerinin seyirci kalmakla nasıl bir felakete yol verdiklerini, başka bir yazıda ele alacağız.
Bugün bütün bu vahşetin başladığı yıllara gideceğiz. Üreticiyi, tüketiciyi, toplum sağlığını ve ucuzluğu ve erişilebilirliği temel ilke olarak kabul eden kamunun iki büyük öncüsünün nasıl yıl edildiğine bakacağız.

GİMA VE TANSAŞ İDİ BUNLAR 

Evet, GİMA ve TANSAŞ idi bunlar. Yok edilmeselerdi, üreticinin ürününü yok pahasına kapatanlar böylesine şımaramazdı.
Tüketici böylesine sahipsiz olmaz, dizginsiz tarifelerle sömürülemez, sağlıksız gıdalarla zehirlenmezdi.
Yabancı tekeller ulusal pazarımızda böylesine cirit atamazdı.
Esnaf böylesine korumasız olmazdı.
Yaratılan değer yeniden halk için kullanılır, para babalarının cebine akmaz, emperyalist ülkelere gitmezdi.

GİMA NASIL YOK EDİLDİ?

Türkiye’nin merkezi Ankara, Ankara’nın merkezi Kızılay ve Ulus’tur. Ulus Sümerbank’tır, Kızılay ise GİMA. Ulus’ta Sümerbank’ın kapısına kilit vuruldu, tabelası söküldü. Kızılay’da ise TEKEL’in içki fabrikalarını üç kuruşa ele geçiren Amerikan tekellerinin Fast Food dükkanları, İsrail menşeili kafeler, işgal etti meydanı.
GİMA (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri), ilk ulusal süpermarkettir. Kamu İktisadi Teşekkülü olarak 1956’da kurulur. 30 ilde 76 mağazaya ulaşır.
Üreticiden sağlanan ucuz ve sağlıklı ürünleri halka ulaştırandır.
Karaborsalarda, yükselen enflasyonlarda halkı koruyandır.
Ankara mağazası, ilk yürüyen merdiveni, lunaparkı andıran çocuk eğlenme yeri, uzun insan kuyruklarıyla bilinirdi.
Bakkalın dışında deftere yazan tek perakendeci idi.
Ama, Özal’ın başlattığı vahşi kapitalizmin ilk kurbanlarından oldu. Satıldı, yok edildi.
1993’de Dedeman-Bilfer Grubu’na satarlar ilk.
1996’da da Dedeman, Hüsnü Özyeğin’in Fiba Holding’ine satar.
Özyeğin de 2005’te, Endi ile birlikte Fransız-Sabancı ortaklığı olan CarrefourSA’ya satar.
Son olarak CarrefourSA, 2007’de adını CarrefourSA Expres olarak değiştirir. Böylece adı bile yok edilir.
GİMA’nın tarihsel itibarını kullanmak isteyen CarrefourSA, 2017’de Ankara Keçiören’de GİMA adıyla yeniden bir mağaza açar. Ama neyleyim ki, devletin halkçı GİMA’sı yoktur artık.

TANSAŞ NASIL YOK EDİLDİ?

TANSAŞ, GİMA’nın İzmir’e uyarlanmış şeklidir.
Belediye Başkanı İhsan Alyanak’ın 1973’te, yoksullara ucuz et, sebze-meyve ve kömür temin etmek amacıyla geliştirdiği formüldür.
Temeli bir adet otobüs eskisiyle başlar. Biraz değişiklikle satış dükkanına çevrilir. Semtlerde ucuz gıda satmaya başlanır. Kısa zamanda otobüsün önü kuyruktan geçilmez olur. Yeni otobüsler, minibüsler ayarlanır, beş, on olur araba sayısı. Sonra sabit dükkanlara çevrilir satış işi, kuyruklar oraya taşınır bu kez. Parkların içine bile marketler kurulur, yayılır TANSAŞ’lar böylece.
1973’te “Tansa” adıyla kurulan şirket,  1976’da, Tanzim Satışlar Müdürlüğü’ne dönüşür.
1986’da mağaza sayısı 12 olur. Ucuz satışa rağmen, uzun kuyruklar yüzünden kâr da etmekte, hızla büyümektedir TANSAŞ. 108 temel gıda ürününü kendi markasıyla satmaya başlar. Efsane bir 40×40 ucuzluğu yaratmıştır. Her ayın 16’sında mağazalar insandan geçilmez olur.
ANAP’lı Belediye Başkanı Burhan Özfatura, 1996’da belediye borçlarını kapatmak için TANSAŞ’ın yüzde 32.98’ini satar. Özal da Ankara’da kamu kurumlarını elden çıkarmaya başlamıştır zaten o sırada.

Ama TANSAŞ halka mal olmuştur, büyümektedir sürekli ve kuyruklar uzamaktadır habire.
Özfatura 1998’de, “altın hisse” denilen ve her hisse için iki oy olanağı sağlayan yüzde 29 oranındaki (A) hisseyi Doğuş Grubu’na satar. Daha sonra Ahmet Piriştina, kalan yüzde 10’luk hisseyi de bu gruba satar. Böylece TANSAŞ özel sektörün piyasa figüranına dönüşür. Dahası, başka marketleri yutan market de olmuştur.
2002’de MACROCENTER’i ele geçirir.
Su testis su yolunda kırılır misali, 2005’te MİGROS da TANSAŞ’ı yutar. 
2008’de TANSAŞ’ın mağaza sayısı 270’e çıkmıştır ama artık milletin TANSAŞ’ı değildi. 
TANSAŞ’ı yutan MİGROS, 2016’da Tansaş’ın adını da siler.
Milliyet’in İzmirli yazarı Dilek Gappi, 4 Mart 2012 tarihindeki yazısında şöyle der; “Bir gün rüyamda TANSAŞ’lar kapanıyor diye görüyorum, hıçkırarak uyanıyorum. Abartmıyorum, o kadar…”

Aydınlık / 11 Eylül 2019