Makas açılması

Mehmet Akkaya
Haziran 24, 2021

Türkiye’nin ne duruma sürüklendiğini anlamak için mafya liderlerine kulak vermeye gerek yok. Nereye baksan çarpıcı olaylar…

Daha geçtiğimiz günlerde bir haber…

PTT’nin üst düzey 8 yöneticisi, PTT Kargo bünyesinde bir şirket kuruyorlar. Biri başkan oluyor, diğerleri yardımcıları. Başka da kimse yok şirkette. Hem yönetici, hem çalışan sadece 8 kişi. Bu 8 arkadaş, sadece son bir yılda anlaşmalı şekilde birbirilerinin işine son veriyorlar. Çıkardıkları 4 kişinin adam başı 850 bin TL tazminat almalarını sağlıyorlar.

Anayasal haklarını kullanmaya kalktılar diye, sendika üyesi oldular diye, ahlaksızlıkla suçlanıp bir kuruş tazminat verilmeden aç biilaç sokağa atılan 15-20 senelik işçiler akla gelince, böylesi soygunlar insanın kanına dokunuyor.

Başka bir haber;

Zehra Zümrüt Selçuk, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevinden alınınca, yıldırım hızıyla Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın Yönetim Kurulu’na atanıyor. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın iddiasına göre, atandığı bu görevde “aylık net 39 bin 423 lira huzur hakkı” alacaktır.

84 yıllık işletmenin, Zehra hanımsız bugüne kadar üretimini gerçekleştiren bu fabrikanın, aniden 39 bin liralık bir emeğe mi ihtiyacı oldu?  Karabük Demir Çelik Fabrikasına 39 bin 423 lira karşılığını hak edecek nasıl bir hizmet sunulacak, merak konusu.

Korkunç paralar bunlar. Ve milletin parası bunlar.

Başka bir haber;

Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü görevini yürüten AK Parti Bilecik eski Milletvekili Fahrettin Poyraz, hem eski milletvekili oluşu nedeniyle milletvekili emekli maaşı almakta, hem de atandığı bu kurumun Genel Müdürlük maaşını almakta idi.

Ama haberden alıyoruz ki, bunlardan ibaret değilmiş gelirleri. CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın açıklamasına göre, “Poyraz, genel müdürlük dahil 10 yerde de yönetim kurulu başkanlığı yapmakta, 10 ayrı yönetim kurulu başkanlığı maaşı almaktadır.” Arık’ın bildirdiğine göre Poyraz’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı yerler şunlar;

1-Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü

2- GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

3-Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (TAREKSAV) Yönetim Kurulu Başkanı

4- Tarım Kredi Holding Yönetim Kurulu Başkanı

5- Bereket Tekaful Yönetim Kurulu Başkanı

6- Bereket Emeklilik Yönetim Kurulu Başkanı

7- Bereket Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı

8- GÜBRETAŞ Maden A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

9-Tarım Kredi Sera A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

10-Tarım Kredi ve Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

11- AKP eski milletvekili olarak emeklilik maaşı alıyor.

Arık’ın açıklamasında başka bilgiler de var;

Fahrettin Poyraz’a önce danışmanlık yapan, ardından da Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim kuruluna getirilen Davut Arpa’dan bahsediliyor. Bu şahıs da aynı anda beş ayrı kurulda yönetim kurulu üyeliği yapmakta, beş ayrı maaş almakta imiş… Arık, Arpa’nın görev yaptığı yerleri şöyle sıralıyor;

1-Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdür Yardımcısı

2- Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (TAREKSAV) Yönetim Kurulu Üyesi

3- Tarım Kredi Holding Yönetim Kurulu Üyesi

4- Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

5- Tarım Kredi Birlik Yönetim Kurulu Başkanı.

PARMAĞINI YALAMIŞ GİDER

Büyük ozan Mahsuni Şerif’in “Dokunma Keyfine Yalan Dünyanın” türküsünü bilmeyen var mıdır?

“Kimi altın satar kimi pul yutar

Kimi soğan bulamaz kimi bal yutar

Kimi parmağını yalamış gider”

Rahmetli Ozan bu sözleri yazıp bestelediğinde buna benzer olaylar Türkiye’de yok gibiydi. Oysa sadece okuduklarınız bile son bir ayın haberleri.

Türkiye bir yönüyle bu hale geldi. Ya diğer yanı?

Diğer yan için itiraz edilebilecek kaynaklara değil, bizzat devletin açıklamalarına, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine bakalım;

ZENGİN VE YOKSUL ARASINDAKİ MAKAS

TÜİK Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2020 sonuçlarını 15 Haziran 2021’de yayımladı. Hanehalkı fertlerinin esas işteki durumlarını incelediğinde, işveren gelirlerinin çok daha hızlı arttığını saptıyor.

Toplumdaki en zengin yüzde 10’luk grup ile en yoksul yüzde 10’luk grup arasındaki makas (P90/P10), 2010 yılında 14,2 iken, 2019 yılında 14,6 kata yükseliyor.

BİR YILDA 700 BİN YENİ YOKSUL

TÜİK’, 2019 yılında yoksul sayısının 23 milyon 704 bin, yoksulluk oranının ise yüzde 29 olduğunu saptıyor. Oysa daha bir yıl önce, 2018’de yoksul sayısı 23 milyon 24 bin idi. Yoksul sayısında bir yıldaki artış sayısı 700 bin kişi. Oran ise yüzde 28,5’ten yüzde 29’a yükselmiş.

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi (Eurostat) ise, AB üyesi 27 ülkeye göre gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu ülkenin Türkiye olduğunu belirtiyor.

YOKSUL EĞİTİME HARCAMA DA YAPAMIYOR

TÜİK, yoksulların eğitim için harcama yapamadığını, eğitim harcaması içinde büyük kısmı en zengin yüzde 20’lik kesimin gerçekleştirdiğini saptıyor.

Toplumun en yoksul yüzde 20’lik kesimi gelirlerinin sadece 0,9’unu eğitime ayırabiliyorken, en zengin yüzde 20’lik kesim, gelirinin yüzde 4,4’ünü eğitime harcayabiliyor.

YOKSUL EV KİRASI VE KARIN DOYURMAYA ÇALIŞIYOR

TÜİK, kimin ne kadar beslendiğini de araştırdı. Sonuçlar yine çarpıcı.

Toplumun en yoksul yüzde 20’lik kesimi gelirinin yüzde 60’ından fazlasını barınmaya ve beslenmeye harcıyor. Bunun yüzde 31,2’si konuta ve kiraya, yüzde 30,7’si ise gıda ve alkolsüz içeceklere gidiyor.

Eğitime kalan sadece yüzde 0,9. Sağlığa harcayabilen ise gelirlerin sadece yüzde 2’si.

Yoksullar ev kirası ve karın doyurmak için çalışıyor, başka bir şey için para ayıramıyorlar.

Zenginde durum çok farklı; En zengin yüzde 20’lik kesimin aynı ihtiyaçlar için, barınma ve beslenme için gelirinin yüzde 35’ini ayırması yetebiliyor. Bunun da yüzde 20,1’i konut ve kiraya, yüzde 15,3’ü gıda ve alkolsüz içeceklere gitmektedir. Böyle olunca da eğitim için yoksul gibi 0,9’u değil, gelirin yüzde 4,4’ünü ayırabiliyor.

Öte yandan yoksul’un bütçesindeki yüzde 1’i ile zenginin gelirinin yüzde 1’inin parasal değerleri arasında uçurum olduğunu da unutmayalım.

Ayrıca zenginlerin çoğu özel araç sahibi olduklarından gelirlerinin yüzde 20’sini ise ulaştırmaya ayırıyorlar.

MAKAS AÇILIYOR

Yoksullarla zenginler arasındaki makas açılması, sadece eve giren ücret miktarında değil, barınmaya, ulaşıma, beslenmeye, eğitime ve sağlığa ayırabildikleri pay bakımından da her geçen sürede etkisini göstermektedir.

Öte yandan ölçüm, bir gelire sahip olabilmiş yoksullarla zenginler arasındadır. Hiçbir geliri olmayan işsizleri bu değerlendirmenin dışında tutmak gerekmektedir.

TÜİK’in 10 Haziran 2021’de yayımlanan Nisan 2021 dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarına göre, geniş tanımlı işsizlik yüzde 27,4 ile 9 milyon 837 bin kişi olarak gerçekleşti.

İşsizlikle ilgili başka bir veri de Avrupa’dan geldi. Avrupa Birliği istatistik ofisinin (Eurostat) Satınalma Gücü Paritesi (Geçici Sonuçlar) raporu, Kovid-19 salgını nedeniyle 15-64 yaş aralığındaki işgücüne dahil olmayan nüfusun tüm dünyada arttığını saptamakla birlikte, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri sıralamasında işgücüne dahil olmayan en fazla nüfusu barındırdığına dikkat çekiliyor.

Türkiye’de son 1 yılda, 2019-2020 yılları arasında, iş aramayıp çalışmaya hazır olanların (ümitsiz ve diğer) sayısı yüzde 84.4 artışla 2020 yılında 4 milyon 219 bin kişiye ulaştı.

MAHSUNİ ZAMANI

Mahsuni Şerif’in “Dokunma Keyfine Yalan Dünyanın” türküsünü bir kez daha hatırlayalım;

 “Kimi altın satar kimi pul yutar

Kimi soğan bulamaz kimi bal yutar

Kimi parmağını yalamış gider”

*

Neresinden baksan “böyle gitmez” denilen zamanlardayız.

26 Haziran 2021